20 Nisan 2026 - Pazartesi

OKULLARDA GÜVENLİK MESELESİ

6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremle yerle bir olan Kahramanmaraş, acının ne demek olduğunu en ağır şekilde öğrenmiş bir şehir.

Yazar - Ali DİLBER
Okuma Süresi: 3 dk.
12 okunma
Ali DİLBER

Ali DİLBER

-
Takip EtGoogle News

Yaralarını sarmaya çalışırken, geçen hafta yaşanan okul baskını olayıyla bir kez daha yürekler dağlandı. Henüz hayatın başındaki çocuklarımızı ve onları geleceğe hazırlayan öğretmenimizi kaybettik. Bu, tarif edilebilecek bir acı değil.

Toplum olarak derin bir travmanın içindeyiz. Depremle sarsıldık, şimdi güven duygumuzla sarsılıyoruz. Okul dediğimiz yer; çocuklarımızı emanet ettiğimiz, en güvenli olması gereken alanlardan biri değil miydi? Bugün velilerin yüreğine korku düşmüş durumda.

Elbette devletimiz bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına gerekli tüm tedbirleri alacaktır. Güvenlik zafiyeti varsa giderilecek, sorumlular hesap verecektir. Bu noktada yapılması gereken; acının üzerine aklı ve sağduyuyu koyarak çözüm üretmektir.

Ancak ne yazık ki böylesine hassas bir meselede bile bazı kesimlerin ilk refleksi yine siyaset oldu. Olayın sıcaklığı geçmeden yapılan açıklamalar, ortaya atılan iddialar, toplumun acısını paylaşmaktan çok kutuplaşmayı derinleştirdi.

Daha da vahimi, bu acı olay üzerinden “gündem değiştirme” gibi akıl dışı söylemlerin dillendirilmesi oldu. İnsan hayatının böylesine değersizleştirildiği bir yaklaşımı kabul etmek mümkün değildir. Bir çocuğun, bir öğretmenin hayatı hiçbir siyasi hesapla yan yana getirilemez.

Dün “okullarda polisin ne işi var” diyerek güvenlik önlemlerine karşı çıkanların, bugün “neden okulda polis yoktu” diye sorması ise ayrı bir çelişkidir. Bu tutarsızlık, aslında meselenin çözümünden çok ideolojik bakış açılarının ön planda olduğunu açıkça göstermektedir.

Muhalefet partileri ve bazı muhalif sendikalar, sorumluluk duygusuyla hareket etmek yerine refleksif bir karşı çıkış sergilemektedir. Oysa böyle zamanlarda yapılması gereken; eleştiri elbette ama yapıcı, yol gösterici ve çözüm odaklı bir duruş ortaya koymaktır.

Toplumun sinir uçlarıyla oynamak, korkuyu büyütmek ve kurumlara olan güveni zedelemek kimseye fayda sağlamaz. Özellikle eğitim gibi hassas bir alanda atılan her söz, yapılan her açıklama milyonlarca insanı doğrudan etkiler.

Bugün ihtiyacımız olan şey; sağduyu, birlik ve ortak akıldır. Çocuklarımızın güvenliği siyaset üstü bir meseledir. Bu acıdan ders çıkarmak, eksikleri gidermek ve bir daha yaşanmaması için birlikte hareket etmek zorundayız.

Hayatını kaybeden çocuklarımıza ve öğretmenimize Allahü tealadan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.

Bu acıyı unutmayacağız ama bu acıyı istismar edenleri de unutmayacağız.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.