PLANLI KENTLEŞMEDE EN BÜYÜK ENGEL RANT!

Gündem 14 Ağustos 2018 16:52
Videoyu Aç PLANLI KENTLEŞMEDE EN BÜYÜK ENGEL RANT!
A
a

17 Ağustos 1999 Depremi’nin yıldönümü dolayısıyla açıklamada bulunan İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Düzce Temsilcisi Hüseyin Aydoğdu, bir doğa olayı olan depremin afete dönüşmesinin nedenlerini; plansızlık, çarpık kentleşme, yapı üretim sürecinin ve mesleki uygulamaların niteliksizliği ve denetimsizliği olarak sıraladı. Ayrıca “Rant” anlayışının depremin önüne geçmesi nedeniyle deprem zararlarını azaltmak ve “planlı bir kentleşmeyi" sağlamak için hazırlanan raporların yıllardır uygulanamadığını savundu.

17 Ağustos Gölcük Depremi’nin 19. yılına az bir süre kala İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Düzce Temsilcisi Hüseyin Aydoğdu, basının karşısına geçerek deprem ve yapılaşma konularında önemli açıklamalarda bulundu.

Sorunun ana kaynağı: Depremin afete dönüşmesi
Türkiye’deki deprem gerçeğine hatırlatan Aydoğdu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız. 17 Ağustos 1999 Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremleriyle ortaya çıkan her acının yükünü kalbimizde taşıyoruz. Yapı üretim sürecinin asıl unsuru olan bir meslek odası olarak, başta yerel ve merkezi düzeyde ülkemizi yönetenler olmak üzere; her kurum, kuruluş ve imza sorumluluğunu üzerinde taşıyan her insanın bu günlerde bir kez daha düşünmesini istiyoruz. İnşaat mühendisliği, yer altında ve yer üstünde güvenli ve sağlıklı yapı üretebilen ve bunu örnek uygulamalarla kanıtlayan bir bilim dalıdır. İnşaat mühendislerinin, güvenli ve sağlıklı yapılar üretmenin yanında, insanlarımızın sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamalarını sağlamak gibi bir görevi de var. Türkiye, bir deprem ülkesidir. Bir doğa olayı olan depremin afete dönüşmesi ve bu durumun bir türlü önlenememesi sorunun ana kaynağını oluşturuyor. İzlenmesi gereken tek yol; yapıların, mesleki derinliği olan, ahlakı ve etik anlayışı yüksek meslek insanları tarafından, mühendislik bilimine ve “Deprem Yönetmeliklerine” uygun olarak tasarlanması ve üretilmesidir. Ayrıca standartlara uygun malzemeler kullanılarak etkili bir denetim mekanizmasının da uygulanması gerekmektedir.

Yeni bir durummuş gibi…”
“Tarihsel süreç içerisinde Anadolu coğrafyası sayısız depremler yaşamış olmasına rağmen, 17 Ağustos 1999 Depremi yeni bir durummuş gibi depreme hazırlıksız olarak yakalanmış olmak başlı başına bir sorundu.” diyen Aydoğdu, “İnşaat Mühendisleri Odası’na göre temel sorun; plansızlık, çarpık kentleşme, yapı üretim sürecinin ve mesleki uygulamaların niteliksizliği ve denetimsizliğinden kaynaklanıyordu. Sorun, depremin kendisi değil doğurmuş olduğu sonuçlardır.”

İnşaat mühendislerinden çözüm önerileri
Güvenli ve sağlıklı yerleşim alanlarının oluşturulması için afete duyarlı ve bilimsel planlama ilkelerini esas alan kentleşme politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizen İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Düzce Temsilcisi Hüseyin Aydoğdu, oda olarak çözüm önerilerini şöyle aktardı:

  • Mesleki Yetkinliği temel alan “Yetkin Mühendislik Yasası” çıkarılmalıdır.

  • Mühendislik biliminin gerekleri dikkate alınarak, yapı tasarım uygulama ve denetim evresinin sağlıklı bir şekilde işletildiği ülkelerde doğa olaylarının afete dönüşmediği görülmektedir. Bu bağlamda, yapı stokunun oluşturulması evresinde dikkate alınması gereken yer seçimi kararlarından, yapı tasarımına, yapı üretimi ve yapı denetimine kadar, bilimsel ve çağdaş ölçekte bütünlüklü bir yapı üretim düzeni kurulmalıdır.

  • 2004 yılında Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın yapmış olduğu "1. Deprem Şurası" ve yine 2009 yılında aynı bakanlığın yapmış olduğu "Kentleşme Şurası"na çok sayıda bilim insanı ve uzman katılmış ve son derece önemli çalışmalar yapılmıştır. Fakat devlet bürokrasisinin sürekli olarak değiştirilmesi ve "liyakat ölçüsüne bağlı kadrolar yerine" söz dinleyen ve "arka bahçe" olan kadroların göreve getirilmiş olması; ayrıca “Rant anlayışının depremin" önüne geçmesi nedeniyle "Deprem zararlarını azaltmak ve planlı bir kentleşmeyi" sağlamak için hazırlanan raporlar uygulama alanı bulamamıştır.

  • Her yıl çok sayıda mühendislik diploması verilmesine rağmen kaliteli bir eğitim yapılamamaktadır. Can ve mal güvenliğini sağlayan bir mesleğin insanları olarak; fiziki şartları uygun olmayan, öğretim kadrosu son derece yetersiz olmasına rağmen inşaat mühendisi diploması veren okullar açılmaktadır.

  • Her afetten sonra sık sık yapılan "yara sarma" anlayışından kurtulup bilimin tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir.

  • Ruhsatlardan mühendis ve mimarların imzasının kaldırılması mesleğimizin gelişimini engelleyecek, sahteciliğin önü açılacaktır.

  • Oda ile meslek insanı arasına örülmeye çalışılan duvarlar kaldırılmalı, mühendis ve mimarlardan oda belgesi istenmesine yönelik uygulama güncellenmelidir.

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

yazarlar YAZARLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sitemiz yenilendi, tasarımı sizce nasıl ?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Düzce Manşet Gazetesi - Düzce Asayiş Güncel Sağlık Eğitim Siyaset Spor Haberleri