MÜCADELEYLE KAVGAYI KARIŞTIRANLAR VAR

Gündem 2 Ocak 2019 16:25
Videoyu Aç MÜCADELEYLE KAVGAYI KARIŞTIRANLAR VAR
A
a

AK Parti eski Milletvekili ve İl Başkanı Metin Kaşıkoğlu, konuk olduğu ‘Seçim Gündemi’ programında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Hak için mücadele etmeyen adamın siyasette yeri olmaz.” diyerek herkesin siyasetçi olamayacağını vurgulayan Kaşıkoğlu, kendisi hakkında yapılan ‘kavgacı’ yorumları için ise “İl başkanının görevi görmemek, duymamak, hissetmemek değildir. Adınız kavgacıya çıkıyor ama bunun adı kavga olmaz. Bunun adı mücadeleciliktir. Mücadele ile kavgayı birbirine karıştıranlar var.” dedi. Ayrıca Düzce’de belediyecilik noktasında çok zayıf kaldıklarını vurgulayarak, isim vermeden geçmişte aday konusunda yanlış seçimler yapıldığını ima etti.

AK Parti eski Milletvekili ve İl Başkanı Metin Kaşıkoğlu, Öncü TV ekranlarında siyasetin nabzını tutan ‘Seçim Gündemi’ programına konuk oldu. Öncü Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadullah Ünsal’ın sorularını yanıtlayan Kaşıkoğlu, son günlerde partide yaşanan gelişmelerden, il başkanlığına talip olup olmadığına, yerel seçimlerden partisinin adayı Dr. Faruk Özlü’ye kadar bir çok konuda kendine has üslubuyla değerlendirmelerde bulundu.
“Beni de görevden aldırmaya uğraştılar”
İlk olarak Ünsal’ın AK Parti Düzce eski İl Başkanı Hikmet Keskin’in görevden alınmasını hatırlatarak, “Genel merkez il başkanını neden görevden alır?” sorusunu yanıtlayan Kaşıkoğlu şöyle konuştu: “Bunda herhalde Cumhurbaşkanının zaman zaman konuşmalarında şifreli olarak ifade ettiği gerçekler yatıyor. Sonuç olarak il başkanlığı yaptığınız bir yerde oy düşmesi yaşanmışsa, orada istediğiniz sonuçları elde etmemişseniz mesela bir milletvekilinin kaybedilmesi gibi AK Parti için ciddi olarak bir başarısızlık olarak ortaya konması gerekir. İlk kez tarihinde 2-1’lik sonuca razı olmak zorunda kaldı. Bugün acaba istifanın altında böyle şeyler var mı, yok mu aktif olarak siyasetin içinde değilim. Gönlüm arzu eder ki demokratik usullerle seçilmiş insan yine demokratik usullerle ayrılsın. Ben bunu belediye başkanları içinde aynı şekilde görüyorum il başkanları içinde aynı şekilde görüyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanan süreçte bunda ne kadar etkisi var paydaşları ile iletişimde ne kadar etki etti. Hülasa şunu söylememiz lazım ben demokratik usullerle seçilmiş bir insanım yine demokratik usullerle görevinin sonlanmasını yeğleyenlerdenim. Benim il başkanlığım döneminde bazı milletvekilli arkadaşlarımız bizi görevden aldırma çabalar gösterdi. Zaten kendileri açıkça beyan ettikleri için söylemekte bir mahsur görmüyorum. Yoksa basına açık şekilde yatak odası sırlarının topluma açık şekilde çok ayan beyan olmasını çok ahlaki ve etikte bulmuyorum.  
“Yeni il başkanı, dava arkadaşlarını itilmişlik kakılmışlık duygusundan kurtarmalı”
AK Parti’nin il başkanlarını seçerken hangi kriterleri dikkate aldığı konusunda ise şunları kaydetti:
“Burada kibre kapılmadan genel merkezin bizden beklediği ciddi çalışmaları yapmak gerekir. Çok özgün çalışmalar hayata geçirilmeli. Bireysel olarak siz ne kadar iyi öngörseniz de istişare etmediğiniz müddetçe doğruyu bulmakta zorluk yaşayacağınız aşikar. Çalışma arkadaşları ile kardeş ilişkisi oluşturabilecek. Teşkilatta yeniden bir heyecan dalgası oluşturabilecek, bütün olumsuzlukları, kırgınlıkları ortadan kaldırabilecek, bu davada birçok emeği bulunan gerçekten dava arkadaşlarımızı tekrar itilmişlik kakılmışlık duygusundan kurtarmak suretiyle onları da bu sürecin içine katarak ilerlemek gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten ben partimizin adayını önemsiyorum. Devletle rahat irtibat kurabilen, bakanlık yapmış mütevellit yukarıda birçok kapıyı açabilecek olan son derece güçlü bir aday var. Bundan yararlanmak lazım. Sayın başkan adayımıza da yardımcı olmak lazım.” 
“Ben böyle bir yarışın içinde olmam”
Keskin’den boşalan il başkanlığı koltuğuna talip olup olmadığı sorusuna “Aday değilim.” diyen Kaşıkoğlu, ‘Partimiz görev verirse yaparız’ diyerek açık kapı bırakmayı ihmal etmedi.
Yeni il başkanı için temayül yapıldığı gün aranarak partiye davet edildiğini ancak il dışında olduğu için gelemeyeceğini ifade ettiğini aktaran Kaşıkoğlu, şöyle devam etti:
“Ben böyle bir yarışın içinde olmam. İl başkanı olmak adına kalkıp da kimseyi karalamak, kimsenin arkasından iş çevirmek bu bize yakışmaz. Artık damgalanmışız, AK Parti ile hemhal olmuşuz. Ama bizim anladığımı şu vardır görev istenilmez verilir anlayışı vardır. Eğer genel merkez “Bizim sana ihtiyacımız var” diyorsa bizim için bu emir telaki edilecek bir düşüncedir. Ama bu işi yapabilecek arkadaşlar da var. Genel merkez yapacağı bir çalışma sonucunda buna karar verecek.” 
“Mustafa Keskin bu görevi yapar”
AK Parti eski Merkez İlçe Başkanı Mustafa Keskin’in il başkanlığı için geçmesi hakkında ise şu yorumu yaptı:   “Mustafa Keskin benim ve teşkilatın yıllardır tanıdığı, her dönem ismi teşkilat anlamında var olan bir kardeşimiz. Çok severim de sayarım da. Yapabilir mi, ben yapabileceğine kaniyim. Kendisi de bu anlamda istekli arzulu. Rahatlıkla yapabilir diye düşünüyorum.”
“Ben kimseye tokat atmadım kimseden de yumruk yemedim”
Ünsal’ın, “Teşkilatın bir belediye başkanı ile ters düşmesinin sonucu nedir? Geçmişte bunun başrolünde olan Hikmet Keskin de Mehmet Keleş de bugün görevden alındı. Oysaki sizin il başkanı olup Mehmet Keleş'in başkan olduğu dönemde de krizler yaşanmıştı. Ancak ne siz ne de Keleş'in görevine son verilmedi. Bu kez neden böyle oldu?” sorusuna Kaşıkoğlu’nun yanıtı şu şekilde oldu: “İl yönetimi nedir, il başkanı kimdir, il yönetimi ne anlama gelir. Tüzüğümüz de bunların yeri neresi derseniz şu tanımlama ile başlamak lazım. İl başkanı dediğiniz kişi genel başkanın Düzce’deki en üstteki temsilcisidir. Genel başkanı temsil eder. Protokolde geldiği zaman parti içinde bir numara il başkanıdır. Diğer protokollerde çok arkalarda kalır. Belediye başkanları ikinci sıra protokoldür. Partinin böylesine önemli olduğu noktada belediye başkanı ile il başkanın ortaya koyacağı senkron ve birliktelik anlayışının Düzce’ye katacağı çok büyük değerler olur. İl başkanının görevi görmemek, duymamak, hissetmemek değildir. Adınız kavgacıya çıkıyor ama bunun adı kavga olmaz. Bunun adı mücadeleciliktir. Bizim idolümüz Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ben kimseye tokat atmadım kimseden de yumruk yemedim. Mücadele ile kavgayı birbirine karıştıranlar var.” 
“Sustular, sindiler, gördüler görmezlikten geldiler”
AK Parti Düzce eski Milletvekili ve İl Başkanı Metin Kaşıkoğlu, konu hakkındaki değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Millet adına temsilciysek senin belediye başkanın olmuş benim belediye başkanım olmuş önemli değil. Hakkı mı söylüyorsunuz, hukuku mu söylüyorsunuz veya bunu yüksek perdeden de söylersiniz. Burada gözeteceğiniz belediye başkanının şahsi ikbali mi şahsi menfaati mi yoksa tüyü bitmemiş yetimlerin de hakkı dahil olmak üzere adalet ve hakkaniyet üzerine olan tavırımdır önemli olan. Bazı arkadaşlar geçmişte hep böyle yaptılar. Sustular, sindiler, gördüler görmezlikten geldiler. Duydular duymazlıktan geldiler. Hissettiler kalpsizlik rollerine büründüler. Öyle ola ola bu noktaya geldi. Zamanında “Biz kavga etmiyoruz.” diyenlerin bugün çarşaflar açıldıkça dökülenleri ibretle ve dehşetle izliyoruz. Hak için mücadele etmeyen adamın siyasette yeri olmaz. Biz Fetö’cülerle de kavga ettik. Biz meydanda olduğumuz gün kimsenin olmadığını da gördük. Kendi kızımız ile oğlumuz ile 15 Temmuz akşamı orada 30-40 bin kişiye konuşma yaparken bu memleketin değerlerinin hiç ortamda olmadığını ne zaman ki olay başka noktaya evrildi ondan sonra ortaya çıktıklarına şahit olduk. O nedenle doğrunun hakkın gerektirdiği bütün mücadeleyi vermek görevidir siyasetçinin.”     
“Belediyecilik noktasında gerçekten çok zayıf kaldığımızı düşünüyorum”
9 yıl vekillik, 3 yıl il başkanlığı olmak üzere toplam 12 yıl Düzce’nin idare ve iradesinde söz sahibi olan bir isim olarak yapılmayanlar üzerinden Ünsal’ın ‘Siz neden yapmadınız?’ sorusunu yanıtlayan Kaşıkoğlu, şöyle konuştu: “Hiç bir şey yapmadınız anlamanda söylemediğinizi biliyorum. Bugün ilçelerde birer hastane varsa, ilçelerde ulaşım ciddi anlamda çözülmüşse, yüzme havuzu, hastane, devlet hastnesi, kapalı spor salonları bunları yapmak gerekirdi, yapıldı da zaten. Milletvekili belediye başkanlığı yapamaz, milletvekilli daha başka bir pozisyonda, belediye başkanı çok farklı bir pozisyonda, eğer belediye başkanı ile teşkilat ve milletvekilleri tam bir koordinasyon içerisinde olabilmiş olsa ve bizim kısa, orta ve uzun vadeli programlarının hep birlikte takipçisi olsa çok güzel olurdu. Yapamadığımız dönemler oldu. Belediyecilik noktasında gerçekten çok zayıf kaldığımızı düşünüyorum. Çok daha farklı yerlerde olmamız lazımdı. Siz niye yapmadınız ben belediye başkanı olmadım ki, aday adayı da olmadım.”
“Dava arkadaşımız diye yaptığı usulsüzlükler varsa bunları görmeyecek miyiz?”
Program yapımcısı Sadullah Ünsal’ın Mehmet Keleş’in de dönemini bitiremediğini hatırlatıp “Neden görevden alındı?” sorusuna yorumu şöyle oldu: “Belediye başkanı kaç tane kriterle seçiliyor. Hizmetlerinden memnuniyet anketi yapılıyor, genel merkezde mülakatlara tabi tutuluyor, dönem içerisinde evvelki belediye başkanlığı varsa anketler yoluyla onlar tespit edilmeye çalışılıyor en son nereye geliyor il başkanının da görüşü alınıyor. İl genel meclis başkanınkini de alıyor. Gençlik kolları başkanının da alınıyor. Kadın kolları, ilçe başkanlarının da görüşleri alınıyor. Sonra çıkıyor belediye başkan adayım şudur deniliyor. Benim görevim savaşı kazanmaktır nedir savaş yerel seçimler. Tayyip Erdoğan demiş ki Mehmet Keleş bizim Düzce adayımızdır demiş. Bize düşen genel merkezin bize emanet ettiği yapıyla en üst derece de başarıyı elde etmek. Burası kişisel hesapların görüleceği alan değildir. Ne yapacağız şimdi dava arkadaşımız diye yaptığı usulsüzlükler varsa bunları görmeyecek miyiz duymayacak mıyız, söylemeyecek miyiz bunları o zaman neyin milletvekilliğini yapıyoruz. Bizi millet niye seçiyor, niye meclise gönderiyor. Biz orada millet adına hareket ettik.”
“Erdoğan Bıyık belediye başkanı oldu devletle çok rahat iletişim kurabilir mi?”
Partisinin Düzce Belediye Başkan Adayı ve eski Bakan Dr. Faruk Özlü için ise şunları söyledi: “Sayın Dr. Faruk Özlü AK Parti’de bakanlık yapmış bir isim, milletvekilliği de yapmış isim. Komisyon başkanlığı yapmış bir isim. Cumhurbaşkanımız ile rahatlıkla iletişim kurabilen, oturup kalkabilen öbür tarafta TBMM ile güçlü bir ilişki ağı var. Savunma sanayi gibi önemli yerde devleti tanıyan biri. Şimdi belediyeye böyle bir insan geldi. Ama ‘Düzce’de hiç yaşamadı, hiç burayı bilmiyor, hiçbir şeyden haberi yok, dengeden haberi yok, adam tanımıyor falan filan’ dedik şimdi, ne oldu bütün bunları elimiz tersi ile atacak mıyız? Bugün bir iktidar partisinin bir belediye başkanının devletle ve devletin bakanlıklar ve genel başkanı ya da cumhurbaşkanı düzeyinde ilişki kurabiliyor olması demek diğer siyasi parti adayları önünde Dr. Faruk Özlü’nün en az yüz üzerinden kırk puan önde başlamasının nedenidir. Erdoğan Bıyık belediye başkanı oldu devletle çok rahat iletişim kurabilir mi? Bakanlarla çok rahat iletişim kurabilir mi? Bunu Faruk Özlü’den başka elde edebilecek kimse var mı yok.”
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

yazarlar YAZARLAR
öne çıkanlar ÖNE ÇIKANLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sitemiz yenilendi, tasarımı sizce nasıl ?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Düzce Manşet Gazetesi - Düzce Asayiş Güncel Sağlık Eğitim Siyaset Spor Haberleri